30 Ocak 2008
Hastalık yazmıyalım dedik..dedik de işte ne kadar olabilirse artık. Hani demiştim ya kusmalarım var diye bir miktar olunca normal karşılanıyordu .Son 15 gündür filan ise artık su bile içemez hale gelmiştim kaldı ki zaten katı birşey yemiyordum. Meyve suları,çorbalar ve muhallebi bitki çayları filan işte. Ama öyle bir hal aldı ki elimde bir kapla geziyorum ve içer içmez geri geliyor .Son derece halsiz ve keyifsizdim bütün gün tv karşısında yataıp kimseyle konuşmadan vakit dolduruyordum ki annem artık bu böyle olmıycak besinsizlikten ölüceksin diye beni dr.a götürdü.Önce tabi ki tonla tahlil yapıldı ve eski dr.um yani gastrodaki sevgili hocamız bir mide filmi istedi...ve görüldü ki midecağızımda darlık var.O kadar ki mide filmi çekilmesi için su gibi bi ilaç içiriyolar o bile geçemiyor aşağı kısma.Kusmaların sebebi bulundu.Hemen kurtarıcım genel cerrahımızla temasa geçildi ve dün için yine burda Ege üniversitesinde endoskopi ile balon ile o bölgenin genişletilmesine karar verildi.Bende yine stres had safhada..beni gören dr. seni bikaç gün yatıralım diyor ben direniyorum tekrar hastaneye yatmamak için.Sonunda evde serum takılmasına karar verildi.Yine kollar eller delik deşik artık damarlarım çekilmiş çünkü o kadar zor bulunuyor ki..neyse derdimiz bu olsun dedik katlandık.
Dün sabah erkenden yine hastane yolları ..Neyse ki beni bayılttılar birşey hissetmedim ve işlem başarılı geçmiş eve gelince saat 17'ye kadar bir şey yemicektim ve 2-3 gün sadece soğuk şeyler yememi istedi dr.um .Muhallebi ile dondurma yedim:) Ve çokk şükürler olsun çıkmadı geri...sonrasında da aralıklarla 2 bardak meyvesuyu filan.
Bu sabah keyfim yerinde uyandım ve artık yazabilecek modda olduğumu düşünüp pc başına geçtim.Bu arada bu olay başladığından beri tam 21 kilo verdim. Allah biliyo ya böyle seçeneğim olsa yaşadıklarım mı şişman olmak mı...2. seçeneği tercih ederdim kesin ama artık kilolardan kurtuluyo olmak da iyi tabi.Hala zayıf değilim 79 kiloyum ancak baya baya küçülmüşüm.Aslı istanbuldan kıyafetlerimden yolladı hep küçük beden eskilerimden yolladı ve bu güzel birşey tabi ki:)
İlk defa canım dışarı çıkmak istiyor bugün öğleden sonra çıkarız sanırım.Kızkardeşim öğretmen ve onun da sömestr tatilinde olması hep beraber de zaman geçirebilmemiz için ideal. Allahıma bin şükürler olsun bugünleri gördüm.
İstanbulu,dükkanı ...düzenimi çok özlüyorum..özledim ama sanırım bir süre daha İzmirdeyim.
Hepinizi çok öpüyorum.
02 Ocak 2008
Hayata Döndüm
En son Kasım 7 de yazmışım ve şu an nereden başlayıp o günden bugüne olanları yazsam bilemiyorum.Çok acıklı çok stresli ve de korkunç günler geçirdim ama çok şükür en sonunda kurtuldum. Son yazımda bahsettiğim üzere bana endoskopi yapıldı ve ilk ameliyatı yapan dr.un 1 mm dediği deliğin 2,5 cm olduğu görüldü kaldı ki küçültülmüş bir mide için bu neredeyse bir krater sayılabilir.Gastrodaki Hoca ki kendisi 55 yaşlarında bir profesor anneme dedi ki ben bu yaşıma kadar 3-4 delik gordum en büyüğü de bu dedi. Neyse bu arada bizim en son temasa geçtiğimiz cerrah bu Gastrodaki hocayla birlikte hareket etmeye karar verdi. Öncelikle ameliyatsız çözümleri deneyelim dediler zira benim bir ameliyatı daha kaldırıp kaldıramayacağımdan emin değillerdi. Stent koymaya karar verdiler Kasım ayının 12 si günü annem stent için detayları konuşmaya gitti ve bana hiç olmadık bir şey oldu annem hastanedeyken .Şiddetli bir şekilde kustum ve hani çekilemeyen aktif olmayan drenim vardı ya ondan yemyeşil bir sıvı gelmeye başladı. Ben acele annemi aradım dr.un yanındaydı o sırada. Sonra beni geri aradı apar topar eve geldi vebeni hazırlayıp direk hastaneye yatırdılar o gün. İşte tahliller tomografiler vs tekrar. 2 gün sonrasında ise bana stente karar verildi ...ve o da berbat bir girişimdi. Genel anestezi ile yapıldı ancak çok kötü uyandım .O gece berbat geçti...stent denen şey 15 cmlik bir boru ve yemek borumdan geçip mideme giriyor ancak o yemek borusundaki hissiyatı anlatamam .Nefes bile alamıyordum...doktorlar bir süre sonra geçicek filan dediler...2-3 gün sonra anlaşıldı ki stent bende işe yaramadı .Tüm akıntı oldugu gibi devam etti. Hepimiz için ciddi moral bozukluğu oldu.
Bu arada doktorum bana ağızdan biraz biraz ye bakalım dedi...fakat artık öyle bir hale gelmişim ki ne yesem anında mide drenimden ve diğer direnden çıkıyordu. Yine tekrardan filmler filan çekildi ve anlaşıldı ki bağırsaklarımda delik açılmış.!
Bu arada genel cerrahideki doktorum inanılmaz iyi bir cerrah ve insani özellikleri çok üstün biri.Etik anlayışı zirvede ve kendinden önce hastasını düşünüyor.(Ona hayatımı borçluyum)
Benim için bir konsey toplandı ve ne olacağına hep beraber karar verdiler. Sonradan öğreniyorum ki bağırsaklarımdaki delik dolayısyla hayati tehlikem çok büyükmüş.Bir sabah doktorumuz odama geldi ...GOB dedi biz seni haftaya ameliyat etmeyi düşünüyoruz bu hep beraber aldığımız bir karar.Annemle ben apıştık kaldık ben bir yandan ameliyat olmayı çok istiyordum bi yandan da bu kadar çabuk olmasını beklemiyordum.Biz tabi e peki nasıl olacak ne yapılacak dedik...inanın açınca karar vereceğim şu anda hiç bilmiyorum ...bir şey yapamadan kapatabiliriz bile dedi. Ben korkunç bir haldeyim ama yapacak bir şey yok.
Gün geldi çattı ...4 Aralık sabahı beni ameliyat için hazırladılar...ameliyathaneye aldılar en son anestezi uzmanı ve kendi doktorumun asistanı ile bir iki cümle bir şey konuştuk ve ben gözümü yoğun bakımda açtım.
Çok şükür operasyondan sağ çıkmıştım..1 gece orda yattım ki en zor zaman o..karnımda çok büyük bir kesi vardı.Önceki meme arasından göbeğe kadar olan kesiye ek olarak göbek deliğimin altından bir uçtan diğer uca. Kocaman bir yarım artı gibi yani:)
Sabahleyin doktorum geldi ve beni odaya geçirebileceklerini söyleyince dünyalar benim oldu. Annem 5 dakikalığına gece yanıma gelmişti ama ben aygın baygın olunca pek anlamadım tabi.Ameliyat başarılı geçmiş diye anlattı annem...bağırsağımdaki delik 1 değil 3 taneymiş ..midemdeki deliği bağırsaktan parça alıp yamamış doktorum delikleri de dikmişler.3,5 saat sürmüş. Ailem ve diğer bütün yakınlarım için çok zor geçmiş o saatler tabi. Bu arada boynuma bir kateter takmışlardı. Yaklaşık 15 gün oradan serumla beslendim.Sonrasında ufak ufak sulu gıdaya geçildi.
Çok şükür bir mucize gibi yılbaşı günü doktorum beni taburcu etti. Drenlerim çekildi..dikişlerimin büyük kısmı alındı.Şu anda allahıma bin şükür evdeyim ve ara ara olan kusmalar dışında bir sıkıntım yok.
Hatırlamak bile istemediğim için çok kısa geçtim arkadaşlar.
Hepinize sonsuz teşekkür ediyorum.Bu süreçte bana moral verdiniz..merak ettiniz ve dualarınızı esirgemediniz.İnanın o dualarla ben hayatta kaldım.
Hepinizi çok seviyorum
07 Kasım 2007
Son durumlar
Her postta icimden bir daha bu kadar ara vermeyeceğim diyorum ama olmuyor.Benim bu ara yazamamin nedeni daha cok ruhsal tahmin edersiniz ki.
Geçenlerde ameliyati yapan dr hala ABD de ya onunla mailleştik bana dedi ki ankara da 2. yattigim hastanenin klinik şefi icin onu ara o mutlaka bu işi halleder senin isin cok uzadi. Sanki ben halimden cok memnunum da...Neyse ben onun gazıyla tuttum adama bir mail attım ve hayatımda aldığım en öküzsel yanıt geldi ertesi gun.
Ben oncelikle iste H. bey sayin hocam su kadar zaman gecti ve benim şu andaki durumum bu diye son derece kibar bir bilgilendirlinme ricasinda bulunmuştum.
Gelen yanit ise şöyle: GOB hanim hastaneden ayrilirken sizi süreç konusunda yeterince bilgilendirdiğimizi düşünüyorum.6 aydan once yeni bir modelite konusmayacagiz.KONUSMAYACAKMISIZ..yani xtir git beni rahatsiz etme demis amcam.Benim tabi acaip zoruma gitti ve o 6 ay lafiyla korkunc moralim bozuldu. O geceyi cok zor gecirdik.
Bu arada İzmir'de cok saygin ve ismi cok iyi anilan bir dr. daha vardi gitmedigimiz annem ertesi gune hemen ondan randevu aldi ve biz ertesi gun ona gittik.(Bu arada 6. dr.umuz filan)Oldukca genc bir profesor ve insancil biri.Hikayemi dinledi, muayene etti ,epikrizlerimi okudu ve dedi ki...durumunuz cok ciddi gerçtekten ölümden dönmüşsünüz ama tabi ki bu şekilde yaşamayazsınız bir kaç tahlil ve tetkik istiyecegim ona gore ne yapacagimiza karar verelim .Ama mümkün oldugunca ameliyatsiz bir çözüm bulmamiz gerekli ki daha fazla riske girmeyelim, cerrahi müdahale gerekirse iş çok büyüyecek dedi.Kafamda bir kaç şey oluştu ancak bu tetkikleri yaptıralim dedi.Bu arada kendisi Ege Üniversitesinde ayni zamanda..hatta bence hastaneye yatmaniz daha uygun olur bana gore evde bakim hastasi değilsiniz dedi.Ben pek yanaşmadim.
Neyse ertesi gun tomografi çekildi,araya haftasonu da girdi,Pazartesi günü de skopi diye bir şey var,röntgene benzer bir görüntüleme ama makina da yatirip kaldiriyolar ve ilaç içerek görüntülüyolar.Bu arada işte kendi dr.um ve radyolojiden bir hanim profesör bizzat kendileri bakiyolar makinaya benim durum kritik diye.Neyse onlari da yaptirdik ve belki stent takilmasi gundeme geldi...Gastrodan bir hocaya yönlendirdi bizi dr.um o işlemi o bölüm yapiyor...Sonuç olarak heyecanlıyım da biraz lafı şöylece toparlıyayım..bana yarın sabahtan endoskopi yapılacak inceleme amaçlı ve sannırım onun sonucunda stent takılıp takılamıyacagına karar verilecek.Nolur ama nolur dua edin...stent olursa ve başarılı uygulanırsa çilem bitecek.Stent mide deliğini kapatacak ve fistül iyileşecek.Çok umutluyum çok heyecanlıyım ve çok da stresliyim...
umutlanmaya bile korkuyorum tekrar rica ediyorum dua edin arkadaşlar...
23 Ekim 2007
Bölüm 4-Evde bakim günleri
Bir süredir evde olan biri için epeyce uzun bir ara verdim kabul...ve çok yoğundum vakit bulamadım da diyemiyecegim:)Neyse bugun yazmak içimden geldi...çok ara verdigim için çok da şey birikti kısmen anlatabileceğim sanırım.
İzmire geleli sanirim tam 32 gun oldu bugun.Beslenme seklim filan yani hala tuple .Geldigimizden beri 1 gastroentrolog(mide-barsak hastalıkları uzmanı) ve 3 ayri genel cerrah ile görüştük. İlk gittiğimiz Ege üniversitesindeki profesörlerden biri ve deliğin kendi kendine kapancağını söyledi.Fakat şöyle bir durum var genel cerrahlarda kendi içlerinde uzmanlaşmışlar kimi mide de kimi karaciğerde kimi pankreasta ya da kimi de meme hastalıklarında uzman.Bu arada ilk gittiğimiz mide ve meme ağırlıklı çalışan birisi.Ben de sürekli araştıyorum bir tane mide üzerine sadece çalışan bir prof bulduk ve muaynehanesinden randevu alarak gittik.(Gitmez olaydım) Gayet tüccar ve hasta psikolojisini hiçe sayan bir doktorumuzmuş kendisi ve bu konuda kötü ünü de varmış ne yazık ki bunu sonradan öğrendik. Bana baktı elimizde epikrizler var onları doğru dürüst okumadı bile kızım dedi bu delik kendi kendine kapanmaz seni çok acil ameliyat etmemiz lazım....Ben alt üst oldum..çünkü o ana kadar bütün dr.lar kendi kendine kapanma olasılığı yüksek en son çare ameliyattır diyorlar ve zaten o da şu anda yapılamaz şeklinde konuşuyorlardı. Bu çok aferdesiniz p...k kişi ben bun yaparım zaten benden başka da kimse yapamaz şeklinde moral bozucu ve egomanyak yorumlarından sonra bu işi özel bir hastanede yapabileceğini bunun da bize 25bine patlayacağını söyledi.
Biz neyse annemle çıktık mua.den ve alt üst olmuş durumdayız ameliyatfikriyle...neyse eve geldik sorduk soruşturduk bilenlere danıştık ve o adamın piyasadaki ününden de haberdar olup laflarını dikkate almamaya karar verdik.
Fakat benim moralim o kadar bozuktu ki size anlatamam ..ben asla iyileşemiyeceğim psikolojisine bir kaptırdım kendimi sabah uyanıyorum ağlıyorum gecenin bir yarılarına kadar.Uyku hak getire...berbattım yani.
Sonra bizim bir tanıdığımız var ve benim bir kaç sene önce benim safra kesesi ameliyatımı yapmıştı.Dürüst ve iyi bir cerrahtır ona gitmeye karar verdik.Yine aldık elimize epikrizlerimizi ve ona gittik..O da aynen diğer aklı başında dr.ların söylediklerini söyledi.Bu delik kendi kendine kapanbilcek durumda ve 3. bir operasyon en son çaredir diye.Bana inanılmaz güven verdi ve moral oldu.Ben orda da ağlayınca bana sen Cumartesi günü buraya gel bizimle birlikte çalışan NLP uzmanı bir arkadaş var onunla bir görüş dedi.Uzun lafın kısası geçen Cumartesi ve dün olmak üzere 2 kere görüştük o hanımla ve bana inanılmaz iyi geldi.Bu Cumartesi tekrar gidicem.Aranızda ilgilenen var mı NLP ile? Ben hep duyardım ama bilgili oldugum bir konu değildi.
İşte böyle ...bu arada hastalık dönemimde kimler gerçek arkadaşım kimler değil gördüm ve gerçektne insan inanılmaz şaşırabiliyor.
Çok yakın bildiğim insanlar doğru dürüst arayıp sormazken benim sevmediğim ya da uyuz buldugum müşterilerimizden 10larca kere arayan oldu. Dost kötü günde belli oluyormuş gerçekten. Etrafınızı bir kere daha gözden geçirin derim:)
Fiziksel olarak tek şikayetim drenlerin neden oldugu çok şiddetli omuz ağrısı. o Drenlerden birinin ucu diyaframa yakın bir yerde ve orayı irrite ediyormuş aynı sinir öbeği de omuzdan geçtiği için omuz ağrısı yaparmış.Tabi bu ağrı sinir ağrısı oldugu içn ne ovmak ne kremler fayda ediyor.Ancak iğne ile hatta onun bile etkilemediği günler oldu. Ama geçicek...az kaldığını hissediyorum.Midemdeki delik kendini tamir ediyor ve örüyor.
Şimdilik benden bu kadar hepinizi öpüyorum gerçekteki arkadaşlarımdan daha vefakar arkadaşlarım...
03 Ekim 2007
Bölüm 3
Hastane gunlerimiz genellikle cok sevimsizdi.Yani derler ya allah eksikligini hissetirmesin ama dusurmesin diye aynen oyle. Ben ilk gittigim gece 3 kisilik bir odada kaldim ve baya sıkıntılıydı.Allahtan ertesi gun ozel oda bosaldi bizi oraya aldilar.Klasik hastanelerden farkli bir hastane mimarisine sahip Atatürk eğitim Araştırma.Zaten çok yeni bir bina.Az katlı ve koridorları odaları ferahtı.Odanin icinde banyomuz wcmiz de vardi.Tabi ben oraya gider gitmez yogun bir antibiyotik tedavisine basladilar.O günlerde daha damardan besleniyordum.Boyle bembeyaz serum gibi bir sey var ve bildiginiz damar yolundan veriliyor.Damar yolu deyince hastanedeki en büyük kabusumdu diyebilirim.Damarlarım çok zor bulunuyordu ve en fazla 2 gun dayanabiliyordu.Bu konuda başarılı hemşire ise maalesef gözlemlediğim kadarıyla pek az+ bu işlem onları da strese sokan bir iş...Ama uzun süreli tedavilerde şart oyle bir damara takıp bitmiyo iş.
Allahım ya neler çektim o kollarım ellerim hep mahvoldu,flibit oldum.İğne yerleri enfekte oldu hep ellerim şişer ,ağrır ateş yapar.Çaresiz dayandık...Bu arada hemşirelerden inanılmaz tatlı ve işini sevenler olmasına rağmen 3 tanesi vardı ki direk psikopatlardı.Bir tanesi bir keresinde o kadar canımı yaktı ki ertesi gun onu şikayet etmek zorunda kaldım sorumlu hemşireye ve onu bir daha bana vermediler.Elim şiş enfekte diyorum kadına tutuyo cart diye bir ters çevirdi ki direk sadistlik başka bir şey değil.Kadına birşey söylüyosun güzellikle sen bi sakin ol filan diye cümle kuruyor.Beni az ağlatmadı bir gün.O yüzden şikayet ederken hiç vicdanım sızlamadı.İşinin gereği gibi davranabilmeli herkes.
Hastaneye yattığımın 9. gununde dr.larımdan 2 si yanıma geldi bunu sana takmamız gerekiyor diye o da ne filan dedim.Bu halen burnumdan bağırsağıma uzanan beslenme tüpüymüş.Ben bunu duyar duymaz ağlamaya başladım..Sonra izah ettiler damardan beslenmeyi bırakıp buna geçmemiz gerekiyor, tedavi sürecin uzun ve de bağırsaklarını çalıştırmazsak felce uğrama tehlikesi var deyince zaten kabul etmekten başka çarem yoktu kuzu kuzu oturdum yatağa.Başımı arkaya attırdılar..burun deliğimden başladı sokmaya ve bana sürekli yutkun yutkun diyerek onu yaklaşık 1.20 cm filan aşağıya gönderdiler.Daha sonra da röntgen çekildi doğru yerde mi diye tüp.O günden beri bağırsaklarım yoluyla besleniyorum işte midemi kullanamadığımız için.Yetişkin mamaları var sıvımsı birşey ve bir pompaya bağlı dr.ların söylediği miktarda ayarlanıyo ve o damla damla gidiyo bağırsaklara.Benim şu anda evde beslenme şeklimde aynı...Gece 12ye kadar mama açık kalıyor daha sonra sabah saat 6 da tekrar bağlanıyor.(Annem yapıyo tabi bu işleri)Her saat başı da tupun belirli bir birleşme yeri var oradan belli miktarda su.Hem benim su ihtiyacım karşılansın diye hem de tüpün tıkanma olasılığını azaltmak için.Mama sıvı görünümlü anca çok kısa sürede katılaşabilen bişey. İçinde aklınıza gelebilecek hertürlü element mineral ve çoğu vitaminler var.Benim normalde tırnaklarım hiç uzamazdı simdi bir sağlamlaştılar ki hayret.Saçım ve cildim çok kuruydu son günlerde çabuk yağlanır oldu .Mamaya bağlıyorum ben bunu.Hastanedeyken ilaveten vitamin iğneleri de oluyodum. Bu arada mamanın günlük kalori değeri 2500 olarak ayarlandı:) İronik değil mi..Hastanedeyken demiştim hatta dr.lara obez geldim morbid obez çıkıcam diye..gülüşmüştük. Ama beslenme yaraların iyileşmesi için çok önemliymiş.Kişinin kilosuna göre hesaplanıyormuş.
Ben yine izninizle bir ara veriyorum daha sonra devam etmek üzere.
Sevgiler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)